23 Aralık 2017 Cumartesi

Dondurma Çubuklarından 3


Merhaba 
Yenilerini yapasıya kadar son dondurma çubuklu yazım olsun bu. İlk baştaki diğerlerinden biraz daha büyük. Bunu etamine de işlemiştim. Çok sevdiğim için bir de böylesini yapayım dedim. Baktıkça hayallere daldıran bir yanı var. Çimenler üzerinde yayılmış kitap okumak,okurken müzik dinlemek yanında çay kahve ne isterseniz artık,kuşlar,çiçekler,kelebekler, köpek... Kısaca  huzur  :)










Bunları yaparken,
Nasreddin Hoca fıkralarında gezindim biraz ; Hacivat ve Karagöz'ün atışmalarını gülümseyerek anımsadım; İlkokulda okuduğumuz Bremen Mızıkacıları'nın hikayesine gittim birlikte olmaları ne güzeldi ; Atlıkarıncayı yaparken'' Atlıkarınca dönüyor dönüyor'' şarkısını mırıldandım; Çamaşırları çizerken annemin, rahmetli babannemin ve anneannemin çamaşır asmaları; kuruyanları toplamaları gözümde canlandı; Boloncuk yapan kızı çizerken bulaşık deterjanıyla yaptığımız ve boruyla camdan üfleyip baloncuklar uçurduğumuz çocukluk zamanlarına gittim. 
Hey gidi hey ne güzel günlerdi.

Ne kadar güzel demiş Şair Ataol Behramoğlu

Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var
   Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe, bütün evrene karışırcasına  
  Çünkü ömür dediğimiz şey,hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat ,sunulmuş bir armağandır insana




SEVgiler

   


Hiç yorum yok: